İade maliyeti konuşulurken en sık duyulan cümle bir yüzdedir: iade bize cironun şu kadarına mal oluyor. O yüzdenin kaynağını sorduğunuzda ise genellikle başka bir mağazanın, başka bir ülkenin ya da hiç kimsenin ölçümü çıkar. Kendi iade maliyetinizi başkasının oranıyla hesaplamak, kendi kiranızı komşunuzun kontratından okumaya benzer.
İadenin gerçek maliyetini daha önce üç kalemde incelemiştik: iade kargosu, elde kalan stok ve satıcı puanı. Bu yazı ilk iki kalemin nasıl toplanacağını gösteren hesap yazısıdır. Üçüncü kalem gerçektir; ama ölçülmüş bir katsayısı olmadığı için bu hesapta bilerek boş bırakılır.
İhtiyacınız olan verinin tamamı iki yerde duruyor: satış paneliniz ve deponuz. Aşağıdaki formüller bu ikisinin dışında hiçbir girdi istemez.
İade kargosu ortalamadan değil, kendi anlaşmanızdan hesaplanır
İlk kalemin formülü kısadır ve iki girdisi de kayıtlıdır.
Aylık iade kargo maliyeti = aylık iade adedi × birim iade kargo ücreti
Adedi panelinizden alırsınız. Tek bir ay yanıltabilir; kampanya dönemleri iade adedini de şişirir. Son üç ayın ortalaması daha sağlam bir taban verir. Birim ücret ise sözleşmenizden gelir: kendi mağazanızda taşıyıcıyla yaptığınız anlaşmadan, pazaryerinde satıcı panelinizdeki kesinti dökümünden.
Bu kalemde sektör ortalamasının işi yok, çünkü birim iade kargo ücreti iki mağazada aynı değildir. Ücret desiye, taşıyıcı sözleşmesine ve iade akışının kimin anlaşmasıyla yürüdüğüne göre değişir. Ortalama bir rakam kullanmak, hesabın en kesin bilinebilecek satırını tahmine çevirmek anlamına gelir.
Formül, iade kargosunu kimin ödediğine göre girdi değiştirir ama şekil değiştirmez. Ücretsiz iade sunuyorsanız birim ücret tam yazılır. Kargo ücretini politikanız gereği müşteri karşılıyorsa bu satır küçülür; sıfırlamadan önce kesinti dökümünüze bakın, çünkü bazı akışlarda ücretin bir bölümü yine satıcıya yansır.
Elde kalan stok, iade adediyle değil rafa dönemeyen oranla ölçülür
İade gelen her ürün aynı değere geri dönmez. Depoya giren koli üç yoldan birine gider: ürün tam fiyatla rafa döner, indirimle satılır ya da hiç satılamaz. Maliyet ilk gruptan değil, son ikisinden doğar.
Elde kalan stok maliyeti = (satılamayan adet × birim maliyet) + (indirimli satılan adet × fiyat farkı)
Formüldeki fiyat farkı, ürünün normal satış fiyatı ile indirimli satıldığı fiyat arasındaki farktır; satılamayan ürün ise birim maliyetiyle yazılır, çünkü o paranın karşılığı artık rafta değildir. Bu ayrım önemli: iade adedini doğrudan maliyet sayan hesap, tam fiyatla rafa dönen ürünleri de zarar hanesine yazar ve toplamı olduğundan büyük gösterir.
Bu formülün tek zor girdisi oranlardır ve oranlar panelde görünmez; depoda sayılır. Bir ay boyunca iade gelen her ürünü üç gruba yazın: tam fiyatla rafa dönen, indirime giden, satılamayan. Ay sonunda elinizde kimseden ödünç alınmamış, kendi ürününüze ve kendi deponuza ait bir yeniden satış oranı olur.
Üçüncü kalem gerçek; katsayısı değil
Satıcı puanı iade maliyetinin üçüncü kalemidir ve mekanizması gerçektir: kötü yönetilen bir iade düşük puana, düşük puan düşük görünürlüğe, düşük görünürlük satış kaybına dönüşebilir. Bu zinciri yaşamış her satıcı bilir.
Ancak gerçek olmakla ölçülmüş olmak aynı şey değildir. Her iade satışları yüzde şu kadar düşürür diyebilecek, mağaza tipinden ve platformdan bağımsız, kaynağı adlandırılabilir bir katsayı bugün yok. Kaynağı adlandırılamayan rakam bu blogda yayınlanmaz; aynı kural hesaplayıcı için de geçerlidir.
Bu yüzden üçüncü kaleme çarpan basan bir araç gördüğünüzde sormaya değer: o çarpan nereden geliyor? Toplamın en az bilinebilir satırını en kesin gösteren bir hesap, doğru ölçülmüş iki kalemin güvenilirliğini de aşağı çeker.
Kendi rakamınız dört adımda çıkar
- 1
İade adedini panelden alın
Son üç ayın iade adedini aylık ortalamaya çevirin. Kampanya ayı tek başına taban olmaz; ortalama dalgalanmayı yumuşatır.
- 2
Birim kargo ücretini sözleşmeden okuyun
Kendi mağazanızda taşıyıcı anlaşmanız, pazaryerinde kesinti dökümü. İadede geri ödenmeyen hizmet bedeli gibi satırları da birim maliyete ekleyin.
- 3
Bir ay depo sayımı yapın
İade gelen her ürünü üç gruba ayırın: tam fiyatla rafa dönen, indirimle satılan, satılamayan. Bu sayım size ait yeniden satış oranını verir.
- 4
İki kalemi toplayıp orana çevirin
Kargo ve elde kalan stok kalemlerini toplayın; toplamı aylık sipariş adedine bölün. Sipariş başına iade maliyeti, fiyat ve iade politikası kararlarında kullanacağınız rakamdır.
Bu hesabın Prodixa'daki karşılığı
Prodixa bu hesabı sizin yerinize yapmaz; hesabın girdilerini üreten süreci yürütür. İade talebi WhatsApp'tan, Instagram DM'den, Messenger'dan veya Gmail'den gelsin, talep sipariş kaydıyla eşlenir, iade kargo kodu anlaşmalı taşıyıcıdan üretilir ve iade nedeni kayda geçer. Adet, neden ve sonuç tek kayıtta durduğu için ay sonunda önünüzde dağınık mesaj yığını değil, sayılabilir bir liste olur.
İki sınırı burada da söyleyelim. Para iadesi Prodixa'da hiçbir zaman otomatik kapanmaz; her iade, mağaza sahibinin onay kuyruğunda biter. Ve puan kalemine Prodixa da rakam basmaz. Ölçülmemiş bir çarpanı otomatikleştirmek, yanlışı hızlandırmaktan başka bir işe yaramaz.
Sık sorulanlar
İade maliyeti nasıl hesaplanır?
İki kalem toplanır: iade kargosu (aylık iade adedi × birim iade kargo ücreti) ve elde kalan stok (satılamayan adet × birim maliyet + indirimli satılanların fiyat farkı). Girdiler satış panelinden ve bir aylık depo sayımından gelir.
İade maliyeti hesabında sektör ortalaması kullanılabilir mi?
Kullanılmamalı. Birim kargo ücreti sözleşmeye, yeniden satış oranı ürüne ve depoya göre değişir; başka mağazanın oranı sizin maliyetinizi göstermez.
Satıcı puanı iade maliyetine neden eklenmiyor?
Mekanizma gerçek olsa da her iadenin satışı yüzde kaç düşürdüğünü söyleyebilecek, kaynağı adlandırılabilir bir katsayı yok. Kaynaksız rakam hesaba da yazıya da girmez.
Elde kalan stok oranı nasıl ölçülür?
Bir ay boyunca iade gelen ürünleri üç gruba ayırarak: tam fiyatla rafa dönen, indirimle satılan, satılamayan. Bu sayım, başkasından alınmamış kendi yeniden satış oranınızı verir.


